Temizlikçi Emine Teyze 3

Temizlikçi Emine Teyze 3
Günler geçerken artık bayram zamanı gelmişti. Bayramda ailem ziyarete geleceği için normalden bir gün önce temizliğe gelmesini rica ettim Emine teyzeden. Sağolsun beni kırmadı. Aynı zamanda bayramda biraz da olsa derslerden uzak kalacak olmak, kafa dinleyecek olmak beni çok rahatlatacaktı.

Emine teyze, temizliğe geldiği zaman ben odamdaydım. Ona kapıyı açtığım zaman yine üzerinde klasik kıyafetleri vardı. Lacivert bir pardesü, altında beyaz bir tişört ve altında sarı renkte bir eteği vardı. Eteği sanki normale göre biraz daha dardı ama buna tam olarak emin değildim. Bazen aklım bana oyunlar oynuyordu. Fazla porno izlemekten beynimin bulandığı da oluyordu. O yüzden hareketleri tam olarak nasıl yorumladığımı bilmem gerekiyordu. Gerçekle, sahte tavırları ayırt etmek zorundaydım ancak içimdekileri daha fazla saklayamamaktan korkuyordum. Çünkü yanı başımda son derece çekici, resmen içine boşalmak, hamile bırakmaktan memnun olacağım bir kadın vardı. Her defasında onun çıplak halini hayal edip nasıl bir şey olacağını düşünüyordum. Bunun için delirmek üzereydim resmen. Benim öyle bir karım olsa bir gün bile bırakmazdım ama onun hayatında seksin çok yeri olduğunu sanmıyordum.

Temizlik yaparken camları sildiğini fark ettiğim anda kafamı hafifçe salona doğru çıkardım. Onun büyük göğüslerinin cama doğru yapışması, orada farklı bir şekil alması beni resmen deli ediyordu. Öyle bir görüntü, herhangi bir erkeği delirtmeye bile yeterdi. Nedendir bilmiyorum ama büyük göğüs ve kalçalara karşı hep bir zaafım vardı ama Emine teyzeden sonra işler çok daha başka bir hale gelmişti.

Özellikle camları silerken, ince tişörtünün altından büyük sütyeni belli oluyordu. Gerçekten de dev gibi göğüsleri vardı. Onun uçlarını hayal edemiyordum bile. O sırada sertleşmeye başladığımı fark ettim ve banyoya doğru yürümeye başladım. Giderken baktım ama Emine teyze bana bakmamıştı bile, işine çok yoğunlaşmış durumdaydı. Aslında böyle olması benim açımdan daha iyiydi, en son yaptığımız muhabbetten sonra zaten ilk olan olayı pek de sallamadığını anlamıştım. Çocuklu bir kadın için iyi bile yakınlaşma kurmuştu benimle. Ancak onu altıma aldığım anı düşündükçe, erkekliğime kan gitmesine engel olamıyordum.

Banyoya gittiğim zaman hemen pantolonumu indirip, iç çamaşırımı sıyırdım. Aynanın oradan hemen elimi sabunlayıp Emine teyzeyi düşünmeye başladım. Acaba hiç boğazına kadar almış mıydı? Yutmayı seviyor muydu? Fantazisi var mıydı? Nelerden hoşlanıyordu? Hepsini ve daha fazlasını çok merak ediyordum. Ancak daha da önemlisi acaba beni arzulamış mıydı? Genç birini istemiş miydi hiç? Çünkü kendisi gibi kadınlara benim gibi gençler asla ama asla bakmazlardı. Bunu çok iyi biliyordum çünkü çevremdeki herkes, genelde 20-24 yaş arasında, belki daha da genç bir kız istiyorlardı. Hepsinin kafasında fit, squat yapmış kalçalara sahip kızlar vardı. Pornolardan dolayı izledikleri kadınları deli gibi arzuluyorlardı. Ancak ben daha çok Emine teyzenin tipinde, evli ve çocuklu kadınları arzuluyordum. Onları bir şekilde kıvama getirmek, benim için dayanılmaz bir zevkti.

O anda deli gibi bir şekilde duvara doğru boşaldım. Beyaz döllerim, duvar fayansından yavaşça akarken resmen beynim donmuştu. Alnımda soğuk bir buz vardı sanki. Böyle anlarda deli gibi titrerken, hiçbir şey umurumda olmuyordu. Hayatım boyunca uyuşturucu türü hiçbir şeye bulaşmadım ancak bu his, gerçekten bağımlılık yapıcıydı. Böyle bir hissi, öyle bir kadının içindeyken yaşamanın ne kadar güzel ve derin olacağını hayal ederken daha da deliriyordum. Kendimden geçiyordum.

O anda telefonumun çalması ile hemen kendimi toparladım ve odama gittim. Arayan dayımdı. Bayramlaşmak için aramıştı, ben de onunla konuşurken, duvarda akan döllerim aklıma geldi. O anda başımdan aşağı kaynar sular boşalmıştı sanki. Ancak Emine teyze zaten camları siliyordu doğal olarak böyle bir sorun olmazdı. Gidip de oraya bakacak hali yoktu.

Telefon konuşmasını bitirdiğim sırada içeriden bir elektrik süpürgesi sesi duyunca ben de yavaştan banyoya gitmeye karar verdim. Banyoya girdiğim zaman döllerimin duvarda olmadığını gördüm. Hemen yanında da sarı temizlik bezi ve de fıs fıs duruyordu.

Görmüştü.

Hatta görmekle kalmamış, temizlemişti. Ne kadar rezil bir durumda olduğumu o anda fark ettim. Acaba fark etmiş miydi? Nasıl böyle bir yanlışı yapardım bilemiyorum. Ancak yerleri süpürürken, önümde eğildiği zaman kalçaları eteğine yapışmıştı. Gerçekten de güzel görünüyorlardı. Etli, dolgun bir götü vardı. Yanından geçerken gözüm ona takıldı. Hiç beklemediğim bir anda geriye doğru geldi ve kalçaları elime çarptı.

“Ayyy pardon oğlum.” dedi. Sesi, gürleyen elektrik süpürgesinin sesinin aksine zor duyulmuştu. Hemen bana döndü. Elektrik süpürgesini kapattı.

“Senin olduğunu fark etmedim.” dedi.

“Sorun değil Emine abla, teşekkür ederim bayram günü geldin. Sana da bir bayram hediyesi veremedim.” dedim.

“Yok be oğlum esas hediyeyi bizim size vermemiz lazım ama anla işe hayat şartları.” dedi.

“Yok be abla merak etme o yönden sorun yok.” dedim.

“Köye gidecektik zaten, bana erken söylediğin iyi oldu. Sen de bayramda zorluk çekeceksin.” dedi gülerek.

“Neden ki abla, niye zorluk çekeyim?” dedim hafifçe gülümseyerek. Neyi kasıt ettiğini anlayamamıştım.

“Ailen geliyor ya oğlum. Sizinkiler gelince burada kız işleri falan zora girer.” dedi.

“Yok be abla ne kızı… İşimiz gücümüz ders.” dedim.

“Hadi canım hadi, bilmez miyim.” dedi.

“Abla zaten ben o tarz kızları çok beğenmiyorum. Gelenleri diyorsan eğer onlar benim arkadaşın manitaları. Benim işim olmaz. Benim için fazla amatör onlar.” dedim.

O anda gülmeye başladı. Aslında gururuma dokunmuştu. Neden böyle dedim diye gülüyordu ki?

“İlahi oğlum, sanki yaşın başın 50 olmuş gibi konuşuyorsun.” dedi.

“Yok be abla bildiğin gibi değil. Şimdi o tarz kızlarla uğraşırken gerçekten kendimi kreş işletiyor gibi hissediyorum. Oysa ki kadın dediğin öyle olmaz.” dedim.

“Nasıl olurmuş kadın?” dedi. Gülmeye devam ediyordu. O anda beni aşağıladığını, yaşımdan dolayı hakir gördüğünü hissediyordum. Kendince, kadınlar hakkında bir şey bilmediğimi düşünüyor olmalıydı. Ancak yanıldığı çok nokta vardı.

“Ben daha çok tecrübeli, oturmasını kalkmasını bilen kadınlardan hoşlanıyorum.” dedim.

“Aman sen de…” dedi gülmeye devam ederken.

“Abla sen öyle düşünmüyorsun ama kadınlık bilmez çoğu.” dedim.

“Orası doğru bak bilmezler…” dedi.

“Banyoyu temizlemişsin, eline sağlık.” dedim.

“Sağol oğlum.” dedi ve o anda yüzüne ciddi bir tavır takındı. Haklıydım, ne olduğunu fark etmiş, görmüştü.

“Abla kusura bakma bizim de ihtiyaçlarımız oluyor biliyorsun. Hem ben sana dürüst davranıyorum. Kendim gibi insanlar bulmam zor oluyor. Oturmasını kalkmasını bilen, tecrübeli, kadın gibi kadınların tamamı bana uzak. Ben de başımın çaresine bakıyorum.” dedim.

O anda bana bakmadı ve makineyi çalıştırmaya başladı. Yüzü kızarmıştı. Sanırım sınırı bu kadardı. Daha fazlasını konuşmak istemiyordu. Ancak o anda yine önümde domaldığı anda kalçaları tüm güzelliği ile meydana çıktı. Bu görüntünün keyfini çıkardığımı mutlaka biliyor olmalıydı. Yine de ilk başlardaki mesafeli tavrı yerine esprili de olsa bu konuları benimle konuşmaya başlaması hoşuma gitmeye başlamıştı. Bir şekilde bu kadını elde etmenin yolunu bulmam lazımdı. Emine teyzeyi altımda inlerken her hayal ettiğimde erkekliğimin sertleşmeye başladığını, kanın ona doğru aktığını hissedebiliyordum.

Çok güzel kadındı gerçekten, kendine ait bir güzelliği vardı…

Leave a Comment